Welcome to CyprusSunEnergy
Kıbrıs Solar`a Hoşgeldiniz
Worldwide Renewable Energy Solutions
Dünya çapında alternatif enerji çözümleri
Please choose your language from left menu.
Sol menüden dil seçiminizi yapınız.
![]() |
EkoSite Destek ve bilgi için buraya tıkla! |
|
EcoVillage
For support and more information, click here! |
![]() |
Copyright © 2008 Henrik Personn
AGD Solar Trading Ltd.
ABOUT US - HAKKIMIZDA
Our Company AGD Solar Trading Ltd. (www.cyprussunenergy.com and www.kibsolar.com) is the First company in North Cyprus to be active professional in Renewable Energy Applications Alternative Energy Systems design Build and sell. We offer the best quality for good prices. We do not offer chinese or fake brands. By today AGD Solar operates worldwide.
AGD Solar is active in - search terms:
TRNC Solar Systems TRNC DC Solar Pumps North Cyprus Pumps DC Pumps Sun Energy North Cyprus TRNC Solar Systems BackUp Systems UPS Systems Wind Generators TRNC Wind Turnines Cyprus Wind energy Cyprus Photovoltaic Systems Alternative Power Systems Cyprus Photovoltaics Photovoltaic Panels North Cyprus Water Purification Cyprus Solar Systems Water Heaters Zero Energy Houses Passive Houses Ecologic Houses Design Build Alterntive Energy Power Plants Wind Farms in Cyprus Cyprus Renewable North Cyprus Energy Applications Renewable Energy Cyprus Sun Power Cyprus Solar Water Heaters AES Cyprus Accumulators OPzS Cyprus Heat Recovery Systems Cyprus Clima Natural air condition in TRNC Cyprus Cheap Aircondition Solar Airconditioners Solar Air Heater Solar Thermals Cyprus Cyprus Houses Build Commercial Applications domestic Installations Appartments in Cyprus.
BTW It is good to know that the turkish cypriot government has reduced the VAT on Renewable Energy equipment to only 1% so installations will be much cheaper than before. VAT only 1% on Alternative Energy Systems in TRNC Cyprus North. Seller of Outbackpowersystems Outback Power Outback Inverters in Cyprus Enfoton Phtovoltaic Panels Outback MPPT Chargers 60Amp to 80Amp Mppt high efficiency charger Flex Ware Phaesun Products in Cyprus Fronius Inverters Stecka Inverters and Chargers Grid Feed Inverters Cyprus Helios high efficient fans Helios Ventilatoren Cyprus
Şirketimiz AGD Solar Trading Ltd. KKTC, Kuzey Kıbrısın Kıbrısın nin ilk Alternatif Enerji Şirketi olup profesyonel Alternatif Enerji Çözümleri önermektedir. Şirketimizin websayfaları www.kibsolar.com ve www.cyprussunenergy.com dur. Şirketimiz dünya çapında çalışmakta ve önerdiği çözümler bunlardır: Kıbrıs KKTC Kuzey kıbrıs Solar Sistemleri Güneş Pili Kıbrıs KKTC UPS sistemleri Rüzgar Türbinleri Alternatif Enerji Sistemleri Güneş Paneli Gunes Paneli Gunes Pili KKTC Kibris Enerji sistemleri EkoEv Ekolojik Evler Sifir Enerji Evi Pasif Solar mimarisi KKTC Kıbrıs Inverterler Güneş Paneli Sıcak su Sistemleri Doğal klima sistemleri KKTC Klima Yeraltı ısısı GEO Thermal Ekolojik Ev inşaatı tasarım KKTC güneş pili Sistemleri Türkiye Güneş Pili GüneşPili Güneş Enerji su arıtma sistemleri Alternatif Enerji Kuzey Kıbrıs KKTC Kıbrıs rüzgar Enerji KKTC Rüzgar Enerjisi
Güneş hava ısıtıcıları güneş paneli yüksek verimli inverterler UPS Back Up sistemleri OpzS Aküleri Yüksek verimli solar şarj cihazları KKTC kıbrıs su arıtma sistemleri MPPT solar şarj Outback powersystems Outback Inverters Flex Ware Kıbrıs KKTC Cyprus Kuzey kıbrıs Kibris Solar akü Helios Fanlar Isı geri kazanım sistemleri isolasyon Enerji verimliliği
Gazetelerde Kuzey Kıbrıs KKTC Alternatif Enerji Solar Sistemleri Güneş Pili Rüzgar Türbinleri Rüzgar Enerjisi ve Elektrik hakkında son zamanlarda çıkan yazılar:
29 Ekim 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektrikler kesildi şehir kaosa teslim!
Birkaç günden beri alçak basınç sistemiyle serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde bulunan ülkemiz yer yer sağanak yağmur alıyor ve bildik çirkin manzaralar çıkıyor ortaya.
Kurak geçen yaz aylarının ardından başlayan sonbahar yağmurlarına yeterli olmasa da sevinen vatandaş bir yandan da elektrik kesintilerine sinir oluyor.
Lefkoşa'da dün öğleye doğru ve öğleden sonra görülen gök gürültülü sağanak yağmur
şehirde kaosa yol açtı... Elektrikler kesildi, trafik Arap saçına döndü ve vatandaş, yetkililerin
"bir daha elektrik kesintisi olmayacak... Arızalar "Scada" sistemi sayesinde süratle tespit edilerek giderilecek "şeklindeki açıklamalarının palavradan başka bir şey olmadığını bir kez daha anladı.
Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tam bir kaos yaşandı
Yetkililerin, ilgililerin yıllardır herhangi bir önlem alma gereği duymamasından, her yağmur yağdığında olduğu gibi dün de Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda, Alpet akaryakıt istasyonu karşısındaki kavşakta bulunan trafik ışıkları devre dışı kaldı ve araçlar birbirine girdi.
Elektrik kesintisinin trafiğin çok yoğun olduğu saatlere kadar sarkması ve orada tek bir trafik polisinin bile görevlendirilmesi akla gelmeyince kavşakta şimdiye kadar görülenlerden daha uzun araç konvoyları oluştu, daha karmaşık trafik sıkışıklığı yaşandı, sürücüler arabalarının içinde adeta mahsur kaldı.
Gidecekleri yere en az bir saatlik gecikmeyle varabilen vatandaşlardan kimileri hükümeti protesto edercesine arabalarının kornalarına asılırken, bazıları da başlarını camdan uzatarak elektrikten de sorumlu Maliye Bakanına veryansın etti.
Bulvarda saatlerce süren trafik sıkışıklığı sırasında ciddi bir kaza olmaması ve yolu herhangi bir ambulansın kullanmak zorunda kalmaması büyük şans olarak görüldü.
Doğuya kayan yağışlı havanın bugün etkisini kaybetmesi bekleniyor.
08 Ekim 2008 Kıbrıs Gazetesi
Kasımdan sonra sürekli elektrik
"ELEKTRİK ÜRETİMİ, TÜKETİMİ ARTIK KARŞILIYOR"... Maliye Bakanı Uzun, Kıb-Tek'in kurulu gücünün 120 megavat olduğunu belirterek, "120 megavata 2 yıl gibi bir süre içerisinde 105 megavat daha üretim kapasitesi koyduk. AKSA özel şirketinin Kalecik'te yaptığı üretimle birlikte kasım ayından itibaren KKTC elektrik üretimi, tüketimini karşılıyor ve öteye geçiyor olacaktır" dedi. Uzun, böylece kasımdan itibaren üretimden kaynaklanan elektrik kesintilerinin yaşanmayacağını vurguladı
Teknecik Dizel Elektrik Santrali'nin kurulu gücünü 17,5 megavat artıracak olan 6'ncı ek ünitenin ana makinesi, Mağusa Limanı'na ulaşarak, gemiden indirme işlemleri tamamlandı.
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, kasımdan itibaren üretimden kaynaklanan elektrik kesintilerinin yaşanmayacağını vurguladı.
300 ton ağırlığındaki ana makine, indirme işlemlerinin dün tamamlanmasının ardından bugün sabah Teknecik'e doğru yola çıkacak. Gazimağusa, Dörtyol, Geçitkale, Mersinlik Boğazı, Kuzey Sahil Yolu ve Esentepe güzergahını izleyecek olan makinenin bu akşam saatlerinde Teknecik'te olması bekleniyor.
Ana makinenin taşınması sırasında makinenin seviyesinden alçak olan hatların kısa süreli kesilecek olması nedeniyle söz konusu güzergahlarda elektrik kesintisi yaşanabilecek.
Ana makineye ait 75 ton ağırlığındaki jeneratör ise yaklaşık 2 hafta sonra Finlandiya'dan KKTC'ye ulaşacak.
Yaklaşık 1,5 ay önce getirilen ve deneme aşamasında olan 5'nci ünitenin ardından 6'ncı ünitenin de kasım ayında devreye girmesiyle aralık ayından önce Teknecik Dizel Elektrik Santrali'nin kurulu gücü 105 megavata ulaşmış olacak.
Uzun'dan basına espri
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, Mağusa Limanı'na giderek, Kıb-Tek Müdürü Fuat Mertay ve Kıb-Tek Santraller Şube Amiri Mehmet Salih Gürkan ile birlikte ana makinenin gemiden indirme işlemini izledi.
Uzun, limanda yaptığı açıklamada, Mağusa Limanı'nda bir büyük yatırımı daha karşıladıklarını belirterek, basın mensuplarına "Daha ben sizi Mağusa Limanı'na çok getireceğim, onu söyleyeyim" diyerek espri yaptı.
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, deneme aşamasındaki 5'inci ünite ve dün limana gelen 6'ncı ünitenin de devreye girmesiyle KKTC'nin elektrik üretim kapasitesini iki yıla yakın bir sürede 105 megavat artırmış olacaklarını kaydetti.
"Kasımda üretim, tüketim ihtiyacını geçecek"
Ahmet Uzun, geçmiş yıllarda Kıb-Tek'in kurulu gücünün 120 megavat olduğunu belirterek, "120 megavata 2 yıl gibi bir süre içerisinde 105 megavat daha üretim kapasitesi koyduk. AKSA özel şirketinin Kalecik'te yaptığı üretimle birlikte kasım ayından itibaren KKTC elektrik üretimi, tüketimini karşılıyor ve öteye geçiyor olacaktır" dedi.
Uzun, böylece kasımdan itibaren üretimden kaynaklanan elektrik kesintilerinin yaşanmayacağını vurguladı.
"100 megavat daha yolda..."
Maliye Bakanı Uzun, özel sektöre yap-işlet modeliyle 100 megavatlık elektrik santrali kurma yetkisini veren ihaleyi de 17 Ekim'de sonuçlandıracaklarını kaydederek, "Gücümüz bir o kadar daha artacak ve önemli bir oranda, yani 70-80 megavat gücünde bizim yedek santralimiz de olmuş olacak. Herhangi bir santralimiz beklenmeyen bir arıza gösterse bile, bizim kurulu gücümüz olacak. Daha önce de söyledim, birçok kişi tebessüm etti. Bir sene sonra Rumlar isterlerse, onlara elektrik satabilecek noktaya gelmiş olacağız" dedi.
Elektrik Kurumu yatırımları
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'nun yatırımlarının santral kurmayla sınırlı olmadığını ifade eden Maliye Bakanı Ahmet Uzun, iletim hatları, trafolar ve skala sistemi yatırımları yapıldığını kaydetti.
Uzun, 1940'lı yıllardan iki yıl öncesine kadar toplam 310 kilometre yüksek iletim hattı çekilmişken, son iki yılda 177 kilometre iletim hattı çekildiğini, 50 kilometrelik iletim hattının da çekilmekte olduğunu ifade etti. Uzun, "Son 2 yılda, 60 yılda yapılan kadar iletim hattı yenilemiş olacağız" dedi.
"Karanlık günler geride kaldı"
Maliye Bakanı Uzun, yaşanabilecek arızaların dışında karanlık günlerin geride kaldığını kaydederek, 1-2 ay önce açılışını yaptıkları skala sistemi sayesinde arızalara daha kısa sürede müdahale etme imkanına kavuşulduğunu kaydetti.
Elektrik maliyetleri
Açıklamasında elektrik üretim maliyetlerine de değinen Maliye Bakanı Ahmet Uzun, KKTC santrallerinin, fiyatı dünya borsalarınca belirlenen fuel-oile dayalı olduğunu belirterek, fuel-oil fiyatları yükseldikçe elektrik üretim maliyetinin de buna bağlı olarak yükseldiğini söyledi.
Uzun, 2007 yılı Ocak ayında ton birim fiyatı 200 ABD Doları olan fuel-oilin Temmuz 2008'de 710 dolara yükseldiğini belirterek, "Hiç kimse 100 liraya mal ettiği bir elektriği 50 liraya satamazdı. Dolayısıyla o zamlar bu zorunluluktan kaynaklandı" dedi.
İndirimler ekim ve kasım aylarında faturalara yansıyacak
Feul-oil fiyatındaki düşüşe bağlı olarak 1 Eylül'de ve 1 Ekim'de elektrik enerjisi tüketim fiyatlarında iki kez indirim yaptıklarını ifade eden Uzun, eylüldeki indirimin ekim ayı, ekim ayındaki indirimin ise kasım ayı faturalarına yansıyacağını söyledi.
Yaptıkları yatırımların mutluluğunu taşıdıklarını kaydeden Uzun,"Bu övünmeyi halkımla birlikte paylaşmak istiyorum. Çünkü bu santraller, halkımızın iki kuruşlarıyla olmuştur. Biz sadece bir koordineyi sağladık" dedi.
"7 milyon dolar tasarruf"
Kıb-Tek Santraller Şube Amiri Mehmet Salih Gürkan da, Dizel Elektrik Santrali'nin şu anda üretim faaliyetinde olan 4 ünitenin yaz ayları boyunca elektrik enerjisi üretimine büyük katkı sağladığını ifade etti.
Gürkan, Teknecik'teki buhar santraliyle karşılaştırıldığında, üretim maliyeti açısından dizel santraldeki 4 ünite ile yıl sonuna kadar 7 milyon dolar tasarruf sağlanmış olacağını kaydetti.
Gürkan, 7 milyon dolarlık tasarrufla dizel santraldeki ünitelerden birinin kendisini amorti etmiş olacağını belirtti.
Son iki üniteyle birlikte dizel santralin kurulu gücünün 105 megavata çıkacağını kaydeden Gürkan, iki ünitenin de devreye girmesiyle birlikte üretimin, tüketim ihtiyacını karşılayacak noktaya geleceğini söyledi.
Yaklaşık 1.5 ay önce getirilen ve şu anda deneme aşamasında olan 5'inci ünitenin ardından 6'ncı ünitenin de Kasım ayında devreye girmesiyle Aralık ayından önce Teknecik'te kurulu dizel güç 105 megavat kapasitesine ulaşacak.
Teknecik'teki buhar santralinde 120 megavat, 2 gaz türbininde toplam 40 megavat ve Kalecik'teki AKSA santralinde de 85 megavat elektrik üretiliyor.
08 Ekim 2008 Kıbrıs Gazetesi
Teknecik Santralı için 6. ünite bugün geliyor
Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, şu anda 5 üniteden oluşan Teknecik Dizel Elektrik Santrali'nin kapasitesi artırılıyor.
Bugün sabah 09.00'da Gazimağusa Limanı'ndan indirilecek 17.5 megawatt gücündeki 6. üniteyle Teknecik Dizel Santrali'ndeki kurulu güç 105 megawatt olacak.
İtalya'dan gelen yaklaşık 300 ton ağırlığındaki 6. ünitenin ana makinesine ait jeneratörü de 2 hafta sonra Finlandiya'dan KKTC'ye ulaşacak ve montaj işlemine başlanacak.
Bugün indirilecek 6. ünitenin ana makinesi yarın taşınacak. 300 ton ağırlığındaki ana makine perşembe sabahı Gazimağusa, Dörtyol, Geçitkale güzergâhını izleyerek, Mersinlik Boğazı'ndan Kuzey Sahil Yolu'na çıkarılacak ve Esentepe üzerinden Teknecik'e ulaştırılacak.
Taşıma sırasında makinenin seviyesinden geçecek alçak hatların enerjisi kesilecek ve bu nedenle bazı bölgelerde elektrik kesintisi yaşanacak.
Yaklaşık 1.5 ay önce getirilen ve şu anda deneme aşamasında olan 5. ünitenin ardından 6. ünitenin de kasım ayında devreye girmesiyle aralık ayından önce Teknecik'te kurulu dizel güç 105 megawatt kapasitesine ulaşacak.
Teknecik'teki buhar santralinde 120 megavat, 2 gaz türbininde toplam 40 megavat ve Kalecik'teki AKSA santralinde de 85 megavat elektrik üretiliyor.
01 Ekim 2008 Kıbrıs Gazetesi
Bio-dizel için düğmeye basıldı
Tarım Bakanlığı Müsteşarı Hasan Kestigül, bio-dizel üretimine yönelik çalışmalar konusunda bilgi vererek, yasal ve teknik altyapının hazırlanması amacıyla çalışmalar başlatıldığını kaydetti.
Bu çerçevede Türkiye Konya Selçuk Üniversitesi'nden üç profesörün ülkemize gelerek konuyla ilgili çalışmalar yaptığını anlatan Kestigül, Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA)'nın da son dönemde bu konuda çalışmalar başlattığına değindi.
Kestigül, uygun bir yatırımcı bulunması halinde ülkede yılda 10 bin ton bio-dizel üretebilecek bir tesis dizayn edilmesi düşüncesi bulunduğunu açıkladı.
Bio-dizelin ne olduğu konusunda da bilgi veren Kestigül, ayçiçeği, soya, kanola, aspir, jojoba gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağlarla atık hayvansal yağların, motorinle harmanlanarak, yakıt olarak kullanılmasına bio-dizel denildiğini anlattı.
Ülkemizde yılda ortalama 7 bin ton kadar bitkisel yağ ithal edildiğini bunların 3 bin tonun kullanıldığını geri kalanının ise kanalizasyona dökülerek, yeraltı su rezervlerini ve çevreyi kirlettiğini kaydeden Kestigül, bio-dizel üretimi yapabilecek bir tesis kurulması halinde bu yağların kullanılabileceğini söyledi.
Ülkemizde bio-dizel üretimi
Kestigül, ülkemizde son dönemde bio-dizel üretimine yönelik çalışmalar konusunda bilgi vererek, bio-dizelin yasal ve teknik altyapısının hazırlanması amacıyla çalışmalar başlatıldığını kaydetti.
Uygun bir yatırımcı çıkarması halinde ülkede yılda 10 bin ton bio-dizel üretebilecek bir tesis dizayn edilmesi düşüncesi bulunduğunu açıklayan Kestigül, şöyle devam etti:
"YAGA'nın ülkede bir bio-dizel üretim tesisi kuracak olan gerek iç, gerek dış yatırımcıya tesisi kurabileceği bir alanı devletin makul fiyata kiralayabileceğine yönelik bir çalışması var."
Kestigül, tesis kurulduktan sonra ilk önce yanmış bitkisel yağların toplanıp onların kullanılabileceğini, ardından tohumluk yağ bitkilerinin yurt dışından getirilip işlenip kullanılabileceğini söyledi.
Tarım Bakanlığı olarak bio-dizel kullanımı çalışmaları çerçevesinde tohumluk yağ bitkilerini ülkemizde ektirmeyi planladıklarına da değinen Kestigül, bu bitkilerin bir kısmının kurak, engebeli, tarımsal alan olma özelliği az olan yerlerde yetiştirilebileceğini tespit ettiklerini kaydetti.
Kestigül, ülkemizde yılda 140 bin ton motorin kullanıldığını, bunun yüzde 2'sinin bio-dizel olarak kullanılması halinde, 2 bin 800 tonluk bir bio-dizel ihtiyacı olacağını ifade etti.
Alternatif enerji
Ucuz ve kaliteli enerji ve su sorununun dünyanın en önemli sorunlarından olduğuna işaret eden Kestigül, her iki sorunun da ülkemizde en şiddetli şekilde hissedildiğini vurguladı. Kestigül, enerji ihtiyacının petrol ve petrol ürünlerinden karşılandığını, ancak dünyada petrol fiyatlarının çok yükselmesi ve dünyanın 40-45 yıllık bir petrol rezervinin kaldığının anlaşılmasının, geleceği planlayan modern ülkeleri, alternatif enerji arama noktasına getirdiğini söyledi. Alternatif enerjilerin rüzgar ve güneş enerjisi ile bio-dizel olduğunu söyleyen Kestigül, bu nedenle ülkemizde de bio-dizel konusunda çalışmalar yapılmaya başlandığını vurguladı.
YAGA'nın alternatif enerjiler konusunda özellikle rüzgar ve güneş enerjileri üzerine yabancı yatırımcılarla bir takım çalışmaları yaptığını kaydeden Kestigül, yine aynı çerçevede bio-dizelle ilgili çalışmaların da yapıldığını anlattı.
Neden bio-dizel?
Tarım Bakanlığı Müsteşarı Hasan Kestigül, herkesin çevreye, dünyaya ve gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluğu bulunduğunu söyleyerek, "çevreyi koruyup gelecek kuşaklara devretmeliyiz" dedi.
Küresel ısınmanın birçok nedeni olduğunu anlatan Kestigül, fosil yakıtların kullanılmasının çok büyük etkisi olduğuna vurgu yaptı.
Kestigül, küresel ısınmada enerji kullanımının etkisinin yüzde 49, endüstrileşmenin ve sanayinin yüzde 24, ormanların yok edilmesinin yüzde 14 ve tarımın da yüzde 13 olduğuna işaret ederek, bu gerçekler ışığında alternatif enerji kullanımının önemine dikkati çekti.
Küresel ısınmanın önlenmesi amacıyla 1997 yılında Kyoto Protokolü imzalandığını anlatan Kestigül, şöyle konuştu:
"Bu anlaşmayı imzalayan ülkeler 2011 yılına kadar kullandıkları dizel yakıt içinde, bio-dizel kullanımını yüzde 2'ye sonra da yüzde 4'e çıkarmayı kabul ettiler. Şu anda Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bir çoğunluğu yüzde 1.8-1.9 arasında bio-dizel kullanıyorlar."
Gelecekte Gelecekte ülkemizin de AB'ye girerek bu sözleşmelere imza koyması halinde bio-dizelin, ya ülkemizde üretip kullanılacağını ya da ithal edilip kullanılacağını ifade etti. ülkemizin de AB'ye girerek bu sözleşmelere imza koyması halinde bio-dizelin, ya ülkemizde üretip kullanılacağını ya da ithal edilip kullanılacağını ifade etti.
26 Eylül 2008 Kıbrıs Gazetesi
Avrupa Komisyonu'ndan enerjiye 14 milyon Euro
ENERJİYE ÖNEMLİ PARA... AB Program Destek Ofisi Başkanı Alain Bothorel, Kıbrıs Türk toplumunun desteklenmesi, ekonomik gelişiminin sağlanması ve adanın birleşmesi için ayrılan 259 milyon Euro'luk mali yardım paketinin, 14 milyon Euro'sunun enerji sektörünün yönetimine ve enerji altyapısının geliştirilmesine ayrıldığını söyledi
Avrupa Komisyonu'nun, KKTC'de pilot güneş enerjisi santrali kurmak için başlattığı proje çerçevesinde düzenlenen "Yenilenebilir Enerji Semineri" dün sabah, Lefkoşa'daki AB Program Destek Ofisi'nde başladı.
AB Program Destek Ofisi Başkanı Alain Bothorel, 259 milyon Euro'luk mali yardım paketinin, Kıbrıs Türk toplumunun desteklenmesi, ekonomik gelişiminin sağlanması ve adanın birleşmesi için kullanılması yönünde çalışmalar yürüttüğünü, bunun 14 milyon Euro'sunun enerji sektörünün yönetimine ve enerji altyapısının geliştirilmesine ayrıldığını anlattı
Avrupa Komisyonu yetkililerinin yanı sıra KIB-TEK sorumlularının da hazır bulunduğu seminerde, yurt dışından gelen enerji uzmanları tarafından, yenilenebilir enerji alanında Kıbrıs'a özgü fırsatlar ve ilgili teknolojiler anlatıldı.
Ofisin Saray Otel karşısındaki yeni binasında yer alan seminerde, AB Program Destek Ofisi Başkanı Alain Bothorel'in açılış konuşmasının ardından sunumlara geçildi.
Öğle saatlerine kadar süren seminerde, yenilenebilir enerji konusunda danışmanlık da yapan Elektrik Mühendisi Dr. Fulcieri Maltini, "Küresel Enerji Devrimi"; Güneş Enerjisi konusunda uzman, fizikçi Dr. Rudolf Minder de, "Güneş Enerjisi Üretimi - Bilim Dalının Mevcut Durumu ve Kıbrıs İçin Gözlemler, Beklenenler" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
14 milyon Euro enerjiye
Seminerin açılışında konuşan AB Program Destek Ofisi Başkanı Alain Bothorel, seminer ve başkanı olduğu ofisin çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.
40 kişinin çalıştığı ofisin, 259 milyon Euro'luk mali yardım paketinin, Kıbrıs Türk toplumunun desteklenmesi, ekonomik gelişiminin sağlanması ve adanın birleşmesi için kullanılması yönünde çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Bothorel, bunun 14 milyon Euro'sunun enerji sektörünün yönetimine ve enerji altyapısının geliştirilmesine ayrıldığını anlattı.
Enerji üretim sistemlerinin daha güvenilir ve sürdürülebilir olmasının önemi üzerinde duran Alain Bothorel, bu konudaki çalışmalarıyla ilgili olarak da bilgiler aktardı.
"Güneş adanın avantajı"
Bothorel, adanın bol güneş alması açısından büyük avantaja sahip olduğuna işaret ederek, güneş enerjisinden elektrik üretilmesi için 4 milyon Euro'luk bir güneş enerjisi projesi başlattıklarını anımsattı.
Projenin 2006 yılında tasarlandığını ve çalışmaların şu anda süratle sürdürüldüğünü anlatan Alain Bothorel, bu projenin, Kıbrıs'ın kuzeyinde yenilenebilir enerji alanında bir başlangıç olacağını vurguladı.
Adanın enerji üretimine yönelik çabaların, AB politikalarıyla uyumlu şekilde sürdürülmesi düşüncesinde olduklarını kaydeden Alain Bothorel, güneş enerjisinden elektrik üretilmesinin ada için öncelikli olduğunun altını çizdi.
1 MW civarında elektrik üretecek olan pilot santralin ileriki yıllarda yapılacak yeni yatırımlarla geliştirilebileceğini ve üretilecek elektrik miktarının da artırılabileceğini belirten Bothorel, bu süreçte bilgi alınabilecek bir de merkez oluşturmayı düşündüklerini kaydetti.
18 Eylül 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektrikte yeni tarife
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, dünya petrol piyasalarındaki rakamlara bağlı olarak petrol ve elektrik fiyatlarında düzenlemeye gidileceğini söyledi.
Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısı öncesinde basına açıklama yapan Başbakan Soyer, elektrik fiyatlarının kamuoyuna duyurulacağını açıkladı.
Soyer, hükümetin elektrik üretim sorununu çözdüğü gibi, daha ucuz maliyeti de sağlayacağını vurguladı.
Başbakan Soyer, UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nu da, Orams davasını siyasi avantaj için kullandığı gerekçesiyle eleştirdi. Ertuğruloğlu'nun "siyasi hırs ve kongredeki konumunu güçlendirmek için" mülkiyet konularını ele almasının yanlış olduğunu belirten Soyer, "1974 sonrası oluşan mülkiyet sistemini reddeden bir mantığın Kıbrıs sorununu çözemeyeceğini" kaydetti.
Soyer: Mülkiyet konularını görüşmenin yeri görüşme masası
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, "yıllarca Kıbrıs sorununu görüşmeyerek Güney Kıbrıs'ı tek yanlı Avrupa Birliği'ne taşıyan zihniyetin, Kıbrıs Türk halkına artık aynı eziyetleri, kayıpları yaşatma hakkına sahip olmadığını" söyledi.
"Kıbrıs Türk halkı görüşme masasına, çözümün eşit tarafı olmak için istekli oturmuştur ve burada da istekleri doğrultusunda hareket edecektir" diyen Soyer, ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi'nin politikalarını eleştirdi.
Başbakan Soyer, mülkiyet konularını görüşmenin yerinin görüşme masası olduğunu kaydederek, görüşme masasına gitmeden Rum tarafının AİHM'e bu meseleyi taşımasına Kıbrıs Türk halkının "bana ne" diye sırt dönemeyeceğine de işaret etti. Soyer, AİHM'de kaybedilen davalardan UBP'nin hâlâ ders almamasının kabul edilemeyeceğini söyledi ve bu partinin Orams davasıyla ilgili ifadelerini eleştirdi.
Başbakan Soyer, elektrik üretimi ve iletimindeki sorunları çözen hükümetin, maliyetteki sorunları da çözeceğini ve halka daha ucuz ve kaliteli enerji sağlayacağını vurguladı.
Petrol ve elektrik fiyatları değerlendiriliyor
Başbakan Soyer, dünya petrol piyasalarındaki fiyatlara bağlı olarak otomatik fiyatlandırmaya bağlanan petrol fiyatlarını değerlendireceklerini , buna bağlı olarak aylık elektrik tarife ücretlerinin de ay sonuna doğru şekilleneceğini bildirdi.
Ülkede siyaset yapmak ve toplumsal meselelere bağlı hareketlerin ilkesel özelliklerden uzaklaştığını kaydeden Soyer, "Siyasi hırs ve siyasi avantaj elde etmek, hatta bırakın ülkedeki iddiaları, parti kongrelerinde dahi avantaj sağlayabilmenin içine maalesef Kıbrıs sorunu gibi temel konulardaki prensipler de dahil edilmiştir" dedi.
UBP Genel Başkanı Ertuğruloğlu'na eleştiriler
Soyer, UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun dün yayımladığı bir bildiriye atıfta bulunarak, Ertuğruloğlu'nun "hem kongredeki konumunu güçlendirebilmek hem de görüşme aşamasındaki Kıbrıs meselesinde süreci tıkayıp, süreçteki pek çok unsuru zedeleyerek kendi düşüncesine siyasal avantaj sağlamak için hareket ettiğini" kaydetti.
Bunun en yeni örneğinin Orams davasıyla ilgili bildiri olduğunu kaydeden Soyer, yıllarca Dışişleri Bakanlığı da yapan Ertuğruloğlu'nun mülkiyetle ilgili yaklaşımının yanlış odluğunu anlattı. Soyer, mal mülk konusunun sadece Rumların meselesi olmadığını, Güney Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk mallarıyla da ilgili bir mesele olduğunu anlattı.
"Güney'deki Türk emlakini unutmasını şiddetle kınıyorum"
Başbakan Soyer, şöyle konuştu:
"Sayın Ertuğruloğlu'nu sahip olduğu düşünce nedeniyle 1974'ten sonra Güney'deki Türk emlakini unutmalarını 2008'de yeniden tekrarlamasını şiddetle kınıyorum. Çünkü Kıbrıs'taki mülkiyet meselesinin çözümünde hem Kuzey'deki hem Güney'deki mülkiyetler, hem Kıbrıslı Türklerin hem Rumların kayıtları temelinde eşit şekilde alınacaktır. Güney'deki Türk emlakini unutması ve 30 yıllık bu unutulmuşluğun üstünden yine aynı mantıkla siyaset yapmasını görüşme masasında karşılıklı tazminatlar, takas, mübadele konularının görüşüldüğü bir aşamada büyük bir yanlışlık olarak telakki ediyorum. Ne ana muhalefet partisinin genel başkanına, ne de yıllarca Dışişleri Bakanlığı yapmış bir siyasiye yakışır."
"Bana ne diye sırt dönemeyiz"
Başbakan Soyer, mülkiyet konularını görüşmenin yerinin görüşme masası olduğunu kaydederek, görüşme masasına gitmeden Rum tarafının uluslararası mahkemelere, AİHM'e bu meseleyi taşımasına Kıbrıs Türk halkının "bana ne" diye sırt dönemeyeceğine işaret etti. Kıbrıs Türk halkının, bu mantık karşısına dirençle çıkması gerektiğini vurgulayan Soyer, bu mantık nedeniyle zamanında Loizidu ve Xenis Arestis davasının kaybedildiğini, UBP'nin bu sonuçlardan hâlâ ders almamasının kabul edilemeyeceğini söyledi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Rum tarafı uluslararası mahkemelere gitmişse Kıbrıs Türk tarafının da uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde bunların karşısına çıkması gerektiğini, nitekim Taşınmaz Mal Komisyonu ve Timvios davası gibi konularda önemli başarılar elde edildiğini kaydetti.
Soyer, "Onun için Sayın Ertuğruloğlu'nun siyaset yapacağım ve parti kongresinde avantaj elde edeceğim diye bu gerçeklerin üstünden atlamasını kabul edilmez buluyorum" dedi.
Sakıncalı ifadeler
Aynı bildiride Orams davasıyla ilgili ifadelerin de son derece sakıncalı olduğunu ifade eden Başbakan Soyer, "Orams davası diye bilinen Lapta'da 1974 öncesi Rumlara ait araziye ev yapan bir İngiliz çiftinin Rum mahkemesinin kararına uymamaları nedeniyle İngiltere'deki mal varlıklarına el konulması amaçlı gelişmeler Talat-CTP ikilisinin yanlış uygulamalarına bir örnektir" denilen UBP bildirisini eleştirdi.
Böyle bir mantığın kabul edilemeyeceğini ifade eden Başbakan Soyer, UBP liderliğinin "KKTC'de 1974 sonrasında çıkan İTEM Yasası'nı, bu yasaya bağlı kendi dönemlerinde verilen koçanları, yani KKTC toprak sistemini reddettiğini" belirtti.
Soyer, "Bu nasıl bir mantıktır..." diye sorarak, İngiliz çiftin İTEM yasasındaki koçan veya tahsis çerçevesindeki bir belgeyle mülkiyeti alarak bu evi yaptığını, Kıbrıs Türk tarafının müdafaasının da bu yönde olduğunu kaydetti.
"O zaman hiç konuşmasınlar"
Soyer, şöyle devam etti:
"1974 öncesi bütün bu işlemler yoktur deyip Rum arazisidir diye ilan edilmesi, Orams davasına doğru ana muhalefet partisinin bilinçli şekilde bu davayı sabote etmek için yaptığı bir çağrıdır. Bu kabul edilemez. Nitekim bundan ötürüdür ki Kıbrıs Türk tarafı ısrarla mülkiyet meselesini İTEM yasamız kapsamındaki koçan, tahsis ve benzeri belgelerin Taşınmaz Mal Komisyonumuz vasıtasıyla çözümünde karşılıklı takas, tazminat ve kısmi iade konusunu gündeme getirmiştir.
UBP liderliği şimdi bunu söylemektedir. O zaman hiç konuşmasınlar. 'KKTC tanınsın' diye hiç konuşmasınlar. KKTC'nin 1974'ten sonra oluşturduğu mülkiyet sistemini bile reddeden bir mantık ve bununla ilgili siyasi hırs için bu konunun üstünden bile atlayan bir mantık, kanıma göre Kıbrıs sorununun çözümünü gerçekleştiremez."
"UBP, Cumhurbaşkanı'nın görüşme masasından çekilmesini istiyor"
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, UBP Genel Başkanı Ertuğruloğlu'nun Cumhurbaşkanı ve hükümeti, görüşmelere oturduğu için de suçladığını kaydederek, açık olarak Cumhurbaşkanı'nın görüşme masasından çekilmesini istediğini belirtti.
Soyer, özetle şunları dile getirdi:
"Yıllardır görüşmeyerek, görüşme masasına oturmayarak, Güney Kıbrıs'ı tek yanlı AB üyeliğine taşıyan zihniyet, Kıbrıs Türk halkına artık aynı eziyetleri, kayıpları yaşatma hakkına sahip değildir. Kıbrıs Türk halkı görüşme masasına, çözümün eşit tarafı olmak için istekli oturmuştur ve burada da istekleri doğrultusunda hareket edecektir. UBP liderliğinin Kopenhag ve Lahey'de ve yıllardır görüşme masalarında Rumları AB'ye taşıyan mantığı asla kabul edilemez ve bu yanlışlığı artık halkımız bir daha tekrarlamayacak denli politik tecrübeye sahiptir."
"Elektrikte fiyat sorununu da aşacağız"
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bazı siyasi parti ve örgütlerin, ülkede yaşanan sıkıntılarla ilgili açıklamalarının doğal olduğunu belirterek, dünya petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle elektrik zamlarına eleştirilere de değindi.
UBP, TDP ve "politikayla çok ilgilenen" bir televizyon kanalının elektrik konusunu sürekli gündeme getirdiğini, manşetlerin "karanlıklar içinde kaldık" şeklinde atıldığını söyleyen Soyer, "UBP yetkili kurullarında görev yapan bir siyasinin kendi televizyonunda mumlarla program düzenlediğini" de kaydetti.
Santral yatırımlarının ve iletişim hatlarının yenilenmesinin ardından elektrikte maliyet sorununu da aşacaklarını vurgulayan Soyer, "Önemli olan sıkıntıları çözme enerjisini, kabiliyetini üretmektir. Sıkıntıların üzerinden siyaset yapmak değildir" dedi.
Hükümetin elektrik sorununu çözdüğü gibi, daha ucuza maliyetin önündeki sorunları da çözeceğini kaydeden Soyer, "bildiri basıp mum dağıtanlarının sorun çözüldükten sonra elektrik fiyatlarındaki sıkıntı konusunda konuşmasının manasız olduğunu, çünkü söyleyecek sözleri olmadığını, siyasetin gerçeğe dayanması gerektiğini" ifade etti.
Başbakan Soyer, "elektrik zamlarının bütçe açığı için kullanıldığı" yönündeki eleştirilerin ise yanlış bir propaganda olduğunu belirtti. Soyer, "Bunu söyleyenlerin sorunun çözümüne katkı koyacak düşüncesi yoktur. Hükümet, enerji sorununu çözdüğü gibi daha ucuz ve kaliteli enerji konusunda insanlara sorunu aşacak seçenekler üretmeye başladı. Bunun sonuçlarını da halkla paylaşacağız" dedi.
17 Eylül 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektrik zammından devlet bütçesine tek kuruş bile girmez
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ülke ekonomisinde bir durağanlık yaşandığını ancak bunun dünyadaki gelişmeler çerçevesinde yaşanan bir olumsuzluk olduğunu söyledi. Başbakan Soyer, "Elektriğe yapılan artış, dünyadaki fueloil fiyatlarının artmasından kaynaklanıyor ve bu artıştan devlet bütçesine tek kuruş bile girmez" dedi.
Soyer, Kıbrıs sorununun da en geç 2009 yılı ortalarında çözümleneceğine inanç belirterek, görüşme sürecinden sonra çözüme istekli tarafın netleşeceğini ve dünya devletlerinin bu doğrultuda karar üreteceğini söyledi.
Geçmiş hükümetlerin popülist yaklaşımları sonucunda ekonominin bugün zora girdiğini ifade eden Başbakan Soyer, geçmiş hükümetlerin yaptığı yanlış uygulamaları CTP-BG'nin yapmadığını ve yapmayacağını dile getirerek, halka daima gerçekleri anlattıklarını, bu nedenle de suçlandıklarını belirtti
CTP Genel Başkanı Başbakan Ferdi Sabit Soyer, önceki akşam Doğancı köyünü ziyaret etti.
Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu'ndan yapılan açıklamaya göre Soyer, ülkede yaşanan son gelişmeler hakkında halka bilgi verdiği konuşmasında Kıbrıs konusundaki son gelişmelere de değindi.
CTP-BG'nin politikaları
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmelerin, CTP-BG'nin çözüme yönelik politikaları ve Kıbrıs Türk halkının istekli taraf olarak dünyaya kendini göstermesi sonucunda yaşandığını belirtti.
Soyer, Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs sorunu konusunda çok uğraşlar verdiğini ve yürünen bu yolda Doğancı köy halkının büyük roller oynadığına dikkat çekti.
Başbakan Soyer, şöyle devam etti:
"AB genişleme sürecinde zamanın iktidarları 'çözümsüzlük çözümdür' politikalarıyla, dünyadan ve Avrupa'dan koparak, Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı AB'ye girmesine zemin hazırlamıştır. Tek yanlı AB'ye giren Kıbrıs Rum tarafının, o dönemlerde başkanlığını yapan Tasos Papadapulos'un da bunları fırsat bilerek Kıbrıs Rum halkını "Hayır" demey1e hazırladı. Ancak bizim çabalarımız ve girişimlerimiz sonucunda Papadopulos'un politikalarının sürdürülemez olduğunu hem dünya hem de Rum halkı gördü ve bu çerçevede Dimitris Hristofyas'ı başkan seçti."
Referandum sonrası
24 Nisan referandumunun ardından yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Başbakan Soyer, bu tarihin ardından Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye ve hükümet olarak akıl dolu siyasi bir tablo çizildiğini söyledi.
Kararlılık, akıl yolu ve çözüm hedefiyle yürümekten asla vazgeçmediklerini belirten Başbakan Soyer, "Evet" demenin, şimdiki gelişmelerin ardındaki en büyük basamak olduğunu belirterek, hem Kuzey'de hem de Güney'de çözümsüzlüğü savunan, bölünmüş Kıbrıs'ı arzulayan siyasi kesimlerin, bu referandumla yıkıldıklarını vurguladı.
Soyer, Güney Kıbrıs'ta yapılan son başkanlık seçimler sonucunda, Dimitris Hristofyas dönemi başladığını ve yeni bir sürece girildiğine işaret etti.
Yeni süreç
Yeni süreçte liderlerin kapsamlı görüşmelere başladığını anımsatan Soyer, "3 Eylül'de başlayan bütünlüklü görüşmeler, çetin ve zor geçecek; çünkü Güney'de DİKO ve EDEK gibi siyasi partilerin yanında Kuzey'de bulunan ana muhalefet partisi ve bazı siyasi partiler süreci karalama politikasına başladılar" dedi.
Çözümün, siyasi eşitliğe dayalı, tek kimlik altında, iki toplumlu, iki bölgeli federal bir çözüm olacağını belirten Soyer, adada kalıcı bir anlaşmanın sağlanması için Kıbrıs Türk toplumunu duyarlı olmaya ve akıllıca kararlar vermeye davet etti.
Hedefin, 2008 sonu 2009 ortasında Kıbrıs sorununun çözümlenmesini sağlamak olduğunu söyleyen Başbakan Soyer, yapılacak görüşmelerden sonra iki liderin anlaşmaya vardığı metnin, referanduma sunulacağını belirtti.
Sorunun, Kıbrıslıların sorunu olmaktan çıktığını, dünya sorunu haline geldiğine dikkat çeken Başbakan Soyer, Akdeniz'in, "Avrupa'nın ticaret merkezi" olarak adlandırıldığını ve sadece Doğu Akdeniz'in problemli olduğunu, varılacak bir anlaşmanın bu bölgeyi de ticaret merkezinin içine çekeceğini vurguladı.
Ekonomideki büyüme
Konuşmasında ekonomik gelişmelere ve büyümeye de değinen Başbakan Soyer, ekonomik büyümenin çözüm yolunda atılacak en önemli adım olduğunu söyledi.
Çözüm olması durumunda bile ekonomik sıkıntıların sorun yaratabileceğini bu nedenle bir takım tedbirlerin çözüm olmadan önce alınması gerektiğini ifade eden Başbakan Soyer, "Sıkıntılar birlikte mücadele vererek aşılır ve bunun yanında çareler aramamız gerekir. İddia sahibi ve söz sahibi olmak için kendi ayakları üzerinde durabilen bir toplum olmalı ve varlığını sürdürebilecek bir halk yaratılmalı" dedi.
Sıkıntılar
Son dönemlerde yaşanan ekonomik sıkıntıların, geçmiş hükümetlerin, bütçeye vurduğu darbeler ve bıraktığı büyük borçtan da kaynaklandığını ifade eden Başbakan Ferdi Sabit Soyer, şöyle devam etti:
"Zamanında yapılan büyük yanlışları hâlâ daha ödüyoruz. KKTC'nin en büyük giderini, Transfer Kalemi oluşturuyor. Geçmiş dönemlerde 35 yaşında emekli ettikleri insanlar, 3 kez emekli ikramiyesi alanlar, 15 senede 30 yıl üzerinden Sosyal Sigorta emeklisi olanlar, emekli olup tekrardan işe alınanlar ve oy uğruna yapılan yanlışların bedelini, şimdi bizler ve daha anne karnında olan bebekler ödüyor."
Başbakan Soyer, bu yanlışların, ülkeye büyük darbe vurduğunu belirterek, ülke genelinde 27 bin emekli ve 24 bin Sosyal Sigorta emeklisi olduğuna dikkat çekti.
Fueloil fiyatlarının artması
Dünya piyasalarında artan fueloil fiyatlarının ve kuraklığın ülke genelinde ekonomik sıkıntılar yaşanmasına sebebiyet verdiğini dile getiren Başbakan Soyer, alınan yeni karar çerçevesinde, dünya petrol piyasasında yaşanacak artışların ve düşüşlerin, aynı anda ülkeye yansıyacağını belirtti.
Soyer, alternatif enerji kaynaklarıyla birlikte, üretilecek elektrik enerjisinin kömür ve doğal gaz yakılarak üretilmesi için çalışmalar yapılacağını açıkladı. Başbakan Soyer, rüzgâr ve güneş enerjisiyle elektrik üretebilen santrallerin ihale aşamasında olunduğunu ve bu yeni formüllerin Kıbrıs Türkü'ne büyük bir kazanç getireceğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesi için kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini ve CTP-BG'nin bu yönde uğraş verdiğini vurgulayan Soyer, şöyle devam etti:
"Eğer kendi ayakları üzerinde duran bir halk olacaksak kendi kendimize yetmemiz gerekir. Taşıma su ile değirmen dönmez. Bizi bugüne kadar hep hazıra alıştırdılar. Üşüdük ısıttılar, sıcak aldık serinlettiler. Bu şekilde üretken bir toplum olmaktan çıktık. Ama eğer kendi geleceğimizi belirlemede söz sahibi olmak istersek kendi ayaklarımızın üzerinde durmalıyız ve kendi kendimize yetmeliyiz."
10 Eylül 2008 Kıbrıs Gazetesi
KIBTEK'in fiyatları astronomik
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreter Yardımcısı, Ekonomi ve Maliye Komitesi Başkanı Ersin Tatar, "elektrik zamlarının istihdamlar, beceriksizlik ve vizyonsuzluk sonucu zora sokulan bir kurumun borçlarını kapatmaya yönelik akıl dışı bir hareket; hükümetin de zamlarda diretmesinin halk düşmanlığı olduğunu" iddia etti.
Tatar, "dünyadaki ham petrol fiyatları göz önünde tutulduğunda KIB-TEK'in vatandaşa uyguladığı tarifenin astronomik olduğunu" da savundu ve KIBTEK'in fiyat tarifelerini bir an önce gözden geçirmesini istedi.
UBP Basın Bürosu'nun açıklamasına göre Tatar, Maliye Bakanı Ahmet Uzun'u eleştirerek, şov ve reklam yaparak gündemi saptırmakla suçladı.
2004 yılı başında UBP hükümetten ayrılırken kilovatı 8 sentten evlere verilen elektriğin bugün yaklaşık yüzde 300 zamla vatandaşa satıldığını kaydeden Ersin Tatar, "Oysa devlette çalışan vatandaşın bile bu süre içinde aldığı toplam maaş artışı ortalama yüzde 100 civarındadır" dedi.
Ersin Tatar, Güney Kıbrıs'ta elektriğin daha ucuz bir tarifeyle satıldığını kaydederek, açıklamasında şunlara yer verdi:
"Elde edilen bilgilere göre KKTC santrallerinde elektrik üretimi için kullanılan fuel-oil'in fiyatı petrol fiyatları ile paralel hareket etmektedir. Son günlerde petrolün dünya piyasalarında fiyatının düşmesi ile ham petrol fiyatları da 700 doların üzerinden 600'lü rakamlara gerilemiştir.
Öğrendiğimize göre her kilovat için kullanılan ham petrol miktarı 285 gramdır. 600 dolarlara yaklaşan ham petrol 1 milyon gramdır. Basit hesapla her kilovat için kullanılan ham petrol KIB-TEK'e 0.25 YTL'ye mal olmaktadır.
KIB-TEK'in tarifelerine bakıldığında vatandaşın istismar edildiği ortaya çıkmaktadır. Yine KIB-TEK üst yönetimine göre normal şartlarda ham petrol maliyeti faturanın yüzde 80'nin üzerinde bir kısmını ihtiva etmektedir. Fakat görülüyor ki komik derecede ufak olan ilk 259 kilovat dilim 0.31, ikinci 259 kilovat 0.40, üçüncü 259 kilovat 0.43 ve toplam 777 kilovat kullanımdan sonra fiyat anormal derecede yükselerek 0.59 YTL olarak vatandaşa faturalanmaktadır.
Yanlış bir fiyat politikasıyla KIB-TEK, KKTC'nin bu denli pahalı olmasına neden olmaktadır. Kilovat başı ortalama 0.25 YTL'ye mal olan ham petrol üst dilimde vatandaşa 0.58 YTL'den fatura edilmektedir. Üstüne üstlük şişkin faturanın üzerine yüzde 10 KDV ve yüzde 3'ün üzerinde santral katkı payı eklenmektedir."
09 Eylül 2008 Kıbrıs Gazetesi
SCADA sistemiyle elektrikte yeni dönem
KKTC'deki elektrik üretim, iletimi ve dağıtımının otomatik kontrolü ve gözlenmesini sağlayacak entegre kontrol ve takip sistemi SCADA hizmete giriyor.
Elektrikte yeni bir dönemi getirecek olan Denetimsel Uzaktan Kumanda ve Bilgi Toplama Sistemi (SCADA) ilk etapta pilot olarak seçilen 11 bölgeyi kapsayacak.
10 Eylül'de düzenlenecek törenle hizmete girecek sistem için bugüne kadar yaklaşık 25 milyon Euro harcandı.
Sistem; tek bir kumanda merkezinden tüm elektrik üretim, dağıtım ve iletim hatlarını izleme imkânı vermesinden dolayı, oluşabilecek arızalar önceden görülerek gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacak. Bu sayede arızalar daha oluşmadan tespit edilip gerekli önlemler alınabilecek.
SCADA sistemi dün sabah Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'ndaki (KIB-TEK) kontrol odasında Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un da katılımıyla basına tanıtıldı.
Tanıtıma, KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu, Müdür Fuat Mertay, Tesis Şube Amiri Kulderen Canseven, KIB-TEK mühendisleri ve basın yayın kuruluş temsilcileri katıldı.
Uzun
Maliye Bakanı Ahmet Uzun tanıtımda yaptığı konuşmada, sistemin 10 Eylül'de düzenlenecek törenle hizmete açılacağını belirterek, ancak daha önceden önemini anlatmak gereği hissettiklerini söyledi. Elektrikte farklı bir aşamaya gelindiğini ifade eden Uzun, kurulan cihazlarla tüm adanın elektrik teşkilatının bir odadan idare edileceğini anlattı.
Sistemi kurmak için büyük yatırımlar yapıldığını belirten Uzun, elektrik arızalarının "noktasına kadar" bu merkezden görülerek yine bu merkezden giderilebileceğini dile getirdi. "Bu cihazlar arızanın yerini ve ne olduğunu söyleyecek" diyen Uzun, arızaların da bu sayede çok kısa sürede bir düğmeyle halledileceğine dikkat çekti.
Elektrikte büyük yatırımlar
Elektriğe büyük yatırımlar yaptıklarını yineleyen Ahmet Uzun, elektrik üretiminde 120 megavatlık santrale 105 megavat kapasite daha eklediklerini kaydetti. Uzun, özel sektöre yap-işlet modeli ihale açtıklarını ve onun da bir aya kadar sonuçlanacağını söyledi.
Mevcut 310 kilometrelik iletim hattına 2 yılda 177 kilometrelik iletim hattı daha eklediklerini belirten Uzun, trafo merkezlerinin de yenilendiğini veya yenilerinin yapıldığını ifade etti.
Uzun, 132'lik denen güçlü elektrik üretimine de ilk defa kendi dönemlerinde başlandığını vurguladı.
Yatırımların süreceğini ve 1 yıl içinde elektrik üretiminde ihtiyaçların yedeklerle karşılanmış olacağını kaydeden uzun, herhangi bir santralin arızalanması halinde yedeklerin devreye gireceğini söyledi.
Uzun, talep gelmesi halinde Rumlara da elektrik satabilecek duruma gelindiğini belirtti.
"Bunlar olmazsa olmazlardı" diyen Uzun, elektrik kesintilerinin büyük oranda önüne geçildiğini, ancak daha yapılacak şeyler olduğunu ifade etti. Uzun, "Elektrik Kurumu yatırımları 3 yıl önceye göre hizmet bakımından çok çok önde" şeklinde konuştu.
Elektrik fiyatları
Elektrik fiyatlarının "cep yakmakta olduğunu", bunun elektrik girdilerinin yüzde 85'ini oluşturan fueloil fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını anlatan Ahmet Uzun, bir süreden beri fueloil fiyatlarında düşüş olduğunu ve kendilerinin de tarifelerde indirime gittiklerini söyledi.
Eylül ayı tarifelerinin indirimli olduğunu ve bunun ekim ayı faturalarına yansıyacağını belirten Uzun, fueloil fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde tarifelerdeki indirimin de süreceğini ifade etti.
50-60 Milyon Euro
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, soru üzerine bugüne kadar sisteme trafo merkezleri ve iletim hatları da dâhil 25 milyon Euro harcandığını ifade ederek, toplamda 50-60 milyon Euro'ya mal olmasının beklendiğini söyledi.
İkinci etap için yakında ihaleye çıkılacağını da belirten Uzun, yıl sonuna kadar fazladan 70 megawatt enerji imkânı sağlanacağını ve istemesi halinde bunun Rum tarafına satılabileceğini belirtti.
Planlarının 15 yıllık bir dönemi kapsadığını da belirten Uzun, ihale sonucu bir ay sonra 100 megawattlık kurulmuş güç geleceğini, Kalecik'teki AKSA firmasının da 40 megawattlık kapasitesinin de yükseltileceğini ifade etti.
Uzun, ilk defa 10 megawattlık çevre dostu alternatif enerjiden elektrik üretimi yapılacağını da anlattı.
Yatırımlar için kesinti
Yatırımlar için elektrik tarifelerinde kilowatt saat başına 2 kuruş alınmakta olduğunu da belirten Uzun, bu parayla 70 megawattlık santralin borcunun yıl sonunda tamamlanacağını ve yeni yılda 35 megawattlık santralin ödenmeye başlanacağını söyledi.
Uzun, yeni sistem veya yatırımlar için buna ek olarak yatırım katkı payı alınmayacağını da belirtti.
Yatırımların Türkiye Cumhuriyeti'nden gelen parayla yapılmakta olduğuna dikkat çeken Uzun, "Bizim yaptığımız bunlara artı olarak kendi kaynaklarımızı da katarak bir şeyler yapmak" dedi.
Hüdaoğlu
KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu da, Elektrik Kurumu'nun 3 ana bacağı olduğunu belirterek, bunları "üretim", "iletim" ve "dağıtım" olarak açıkladı.
Üretimin artırılmakta, iletimin takviye edilmekte ve dağıtımın da iyileştirilmekte olduğunu kaydeden Hüdaoğlu, SCADA sistemiyle bağlanan 11 merkezin uzaktan kumanda edilebileceğini söyledi.
Tüm bölgelerin merkeze bağlanmasıyla çehrenin de değişeceğini vurgulayan Hüdaoğlu, "Bu ilk etap. Yüzde 40'ı. Bu bile çok şeyi değiştirdi. 6-7 ay sonra ikinci etap yapılacak" dedi.
Daha önce 4 saatte giderilebilen bir arızanın sistem sayesinde "saniyeler içinde" giderileceğini anlatan Ahmet Hüdaoğlu, bir soru üzerine mühendislerinin yeterli düzeyde olduğunu belirtti. Hüdaoğlu, "Hatta denklerine göre daha yeterliler, çünkü kriz yönetimini de öğreniyorlar. Teknik olarak çok iyiler" dedi.
Canseven
Tesis Şube Amiri Kulderen Canseven ise, sistem hakkında teknik bilgi verdi ve çalışma sistemini gösterdi.
Tüm yatırımın 1-2 bilgisayara bağlı olduğunu ve bilgilerin bilgisayar ortamından görülmekte olduğunu anlatan Canseven, uzaktan kumanda sağlayan bir sistem olduğunu söyledi. "11 merkezin uzaktan kumandası yapılıyor" diyen Canseven, sistem sayesinde müşterilere iletilen elektriğin kalitesine kadar tüm unsurların görülmekte olduğunu belirtti.
Yatırımlar sayesinde 66 kilovolt olan enerjinin 132 kilovolta çıkarıldığını kaydeden Canseven, bu sayede enerji kaybının da yüzde 100 düştüğünü ifade etti.
Elektrik kesintilerinde sistemi uyardığına da işaret eden Canseven, bunların ekrana da yansıdığını kaydetti.
Canseven, önümüzdeki ay sisteme bağlı bölge sayısının 13 olacağını ve toplamda 23 bölgenin sistemde bağlı olacağını da anlattı.
İlk 11 bölgenin önem sırasına göre belirlendiğini kaydeden Canseven, sistem ile telefon sistemine de hizmet verilebileceğini ve ileride isteyen cep telefonu şirketlerine de hizmet satılabileceğini ifade etti.
29 Ağustos 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektrikte "indirim" değil "bindirim" var
KAMU-SEN, önceki gün Bakanlar Kurulu'nda elektrik tüketiminde yüzde 11'e varan indirime gidildiği yönündeki açıklamanın da doğru olmadığını söyledi. Özkardaş, "Hükümet halkımızla alay etmektedir. Basında açıklandığı gibi elektrik tüketim fiyatları düşürülmemiş aksine artırılmıştır. Yani hükümet elektrikte indirime değil "bindirme" gitmiştir" dedi.
KAMU-SEN Genel Başkanı Mehmet Özkardaş yaptığı açıklamada hükümetin "halkla alay ettiğini" savunarak, basında açıklandığı gibi elektrik tüketim fiyatlarının düşürülmediğini, aksine artırıldığını iddia etti.
Özkardaş, 13 Ağustos ile 20 Ağustos arasındaki iki fatura arasında hem dilimlerin küçüldüğünü hem de KWS başına 2'şer YKR zam yapıldığını belirterek, dün Bakanlar Kurulu'nca açıklanan fiyatlarda hükümetin konutlarda tüketilen elektriğin 250 KWS kadar olan tarifelerde 32 YKR'den 30 YKR'ye düşürüldüğünü söylediğini, ancak 13 Ağustos'ta 28 YKR, 20 Ağustos'ta 30 YKR olan konut elektriğinin iddia edildiği gibi 32 YKR'den 30 YKR'ye indirilmediğini söyledi.
Mehmet Özkardaş, halkın önceki elektrik faturalarını karşılaştırarak hükümetin doğru söylemediğini anlamasının mümkün olduğunu belirtti.
İndirim yok
Özkardaş, açıklamasında şunları kaydetti:
"Hükümet başta elektrik olmak üzere akaryakıta, yemeklik yağa, süte, gaza, motorlu araç ruhsatlarına kısacası yaşamın her alanına yaptığı insafsızca zamlarla halkı bezdirmiş ve bunalıma girmesine neden olmuştur.
Halkımız her gazete sayfası açtığında hırsızlıklar, soygunlar, tecavüzler, çevre yağması, cinayet ve intihar haberleri okumaktan usanmıştır. Yasaları tanımayan 'ben yaparım olur' mentalitesiyle kendisine yandaş örgütler de bularak tepkileri geçiştirmeye çalışan hükümete halkımızın güveni kalmamıştır.
Dün (önceki gün) Bakanlar Kurulu'nda elektrik tüketiminde % 11'e varan indirime gidildiği açıklaması doğru değildir.
Hükümet halkımızla alay etmektedir. Basında açıklandığı gibi elektrik tüketim fiyatları düşürülmemiş aksine artırılmıştır. Yani hükümet elektrikte indirime değil "bindirme" gitmiştir.
İşte kanıtı 13/08/08 tarihinde 283 kws kadar olan tüketim için kws başına 28.28 yeni kuruş, ikinci 283 kws için kws başına 36.05 yeni kuruş, sonra gelen 283 kws için 39 yeni kuruş, sonraki 201 kw için ise 52.21 yeni kuruş iken bir hafta sonra 20/08/08 tarihli faturalarda ilk 283 kw saat için 28.28.98 yeni kuruş olan fiyat kws'da 250 kws'a düşürülmüş ve ilk 250kws için kws başına 30.00 yeni kuruş, ikinci 250 kws için kws başına 38.34 yeni kuruş, üçüncü 250 kws için kws başına 41.54 yeni kuruş, sonraki 97 kws için kws başına 55.37 yeni kuruş olmuştur. Buradan da görüldüğü gibi 13 Ağustos ile 20 Ağustos arasındaki iki fatura arasında hem dilimler küçülmüş hem de kws başına ikişer yeni kuruş zam yapılmıştır.
Şimdi bir de dün (önceki gün) Bakanlar Kurulu'nca açıklanan fiyatlara bakalım. Hükümet "konutlarda tüketilen elektriğin 250 kws kadar olan tarifelerde 32 yeni kuruştan 30 yeni kuruşa düşürüldüğünü söylüyor. 13 ağustosta 28 yeni kuruş 20 ağustosta 30 yeni kuruş olan konut elektriği Bakanlar Kurulu'nun iddia ettiği gibi 32 yeni kuruştan 30 yeni kuruşa indirilmemiştir. Aynı durum sonraki gelen dilimler içinde geçerlidir. halkımızın önceki elektrik faturalarını karşılaştırarak hükümetin halkına doğru söylemediğini anlamaları mümkündür.
İş yerlerini kapatma noktasına gelen esnaf yok olan hayvancılık, can çekişen turizm ve geçim sıkıntısında olan dar ve sabit gelirliler artık aldatılmaktan usanmışlardır".
28 Ağustos 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektriğe yüzde 11'e varan indirim
TARİFELER İKİ ÜÇ KURUŞ DÜŞÜRÜLDÜ... Elektrik fiyatları konutlarda, 250 kilowata kadar olan tarife 32'den 30 Yeni Kuruş'a; 251-500 arası kilowatta 41'den 38 Yeni Kuruş'a; 501-750 arası kilowatta 44 Yeni Kuruş'tan 41 Yeni Kuruş'a, 751 ve üzeri kilowatta ise 59 Yeni Kuruş'tan 57 Yeni Kuruş'a düşürüldü. Yeni tarife ve yeni fiyatlar 1 Eylül'den itibaren yürürlüğe girecek
Bakanlar Kurulu, fuel oil fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak elektrik fiyatlarının % 11'e varan oranlarda düşürülmesine karar verdi.
Bakanlar Kurulu'nun Başbakan Ferdi Sabit Soyer başkanlığında gerçekleştirdiği toplantı yaklaşık 2 saat sürdü. Toplantı sonrasında, alınan kararları, Bakanlar Kurulu Sözcüsü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar açıkladı.
Dünyadaki petrol fiyatlarının artışıyla, petrol ürünlerinde ve elektrik tarifelerinde zorunlu artışa gidildiğini, bunun bütçe açıklarının giderilmesine yönelik olmadığını vurgulayan Usar, konuyu dünkü toplantısında değerlendiren Bakanlar Kurulu'nun, elektrik tarifelerinde % 11'e varan indirimler gerçekleştirdiğini kaydetti.
Bu düzenlemeyle elektrik fiyatlarında, fuel oil fiyatlarına bağlı olarak tavır belirleneceğini ifade eden Usar, "dileğimiz akaryakıt fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi ve daha ucuza fuel oil temin edilmesiyle yeni indirimlere gidilmesidir" şeklinde konuştu.
Bazı tarifelerden örnekler de veren Usar, esnaf, zanaatkarlar ve ticari işletmelerde 48 Ykr olan kilowat saat fiyatının 42 Ykr'a düşürüldüğünü; konut, sanayi, turizm ve diğer sektörlerde de değişen oranlarda indirime gidildiğini, bir tek devletin kullandığı tarifenin 53 Ykr'dan 56 Ykr'a çıkarıldığını açıkladı.
Usar, basının sorusu üzerine, konutlarda, 250 kilowata kadar olan tarifenin 32'den 30 Ykr'ye; 251-500 arası kilowatta 41'den 38 Ykr'ye; 501-750 arası kilowatta 44 Ykr'den 41 Ykr'ye; 751 ve üzeri kilowatta ise 59 Ykr'den 57 Ykr'ye düştüğünü ve yeni fiyatların 1 Eylül'den itibaren yürürlüğe gireceğini kaydetti.
Bakanlar Kurulu, Lefke Avrupa Üniversitesi'ne yeni fakülte binası yapımı için Lefke merkezinden yer tahsis edilmesi kararını aldı.
Kurul, dünkü toplantısında ayrıca, YAGA ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nın koordineli şekilde sürdürdüğü çalışmalar neticesinde yat üretim tesisleri kurulması amacıyla Gaziveren köyünde arazi tahsis edilmesini de onayladı. Usar, modern yat üretimi sonucu ekonomiye 100 milyonlarca dolar katkı sağlanmış olacağını söyledi.
Avcılık Federasyonuna katkı
Usar, ülkede yaşanan kuraklıktan av hayvanlarının da olumsuz etkilendiği gerçeğinden hareketle Bakanlar Kurulu'nun, doğal pınarların açılması ve suluk alınarak yaban yaşamdaki hayvanların su ihtiyaçlarının karşılanması için Avcılık Federasyonu'na 100 bin YTL katkı sağlanmasını kararlaştıran Bakanlar Kurulu'nun, Tatlısu Belediyesi'nin Mali İşler Tüzüğü'nü de onaylayarak Resmi Gazete'de yayımlanmasına karar verdiğini açıkladı.
Bakan Usar, kuraklık nedeniyle bu yıl avın yasaklanması veya kapsamının daraltılmasının gündemde olup olmadığı yönündeki bir soruya karşılık, bu yönde vatandaşlardan gelen bazı görüşler bulunduğunu belirterek, konu gündeme gelince, bu yıl avın yapılmaması veya av bölgelerinin sınırlandırılması da dahil her konu görüşülerek içinde bulunulan somut koşullara göre gerekli kararın üretileceğini ifade etti.
28 Ağustos 2008 Kıbrıs Gazetesi
Elektrik fiyatları, fuel oil fiyatının düşüşü oranında düşecek
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, fuel oil fiyatlarındaki korkunç artışla, zorunlu olarak zam yapmak durumunda kaldıklarını, mazot ve benzin fiyatlarındaki sistem gibi, elektrik fiyatlarında da, fuel oil fiyatının düşüşüne bağlı olarak aynı oranda fiyatların düşeceğini söyledi.
Başbakan, Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde basına yaptığı açıklamada, UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'na yönelik eleştirilerde de bulundu.
"Eleştirirken verilere dayanmak, öneride bulunmak şart"
Başbakan Soyer, ekonomiye dair tartışmalarla ilgili de konuşmak istediğini belirterek, eleştirmenin en doğal hak olduğunu, ancak bunun verilere dayalı, gerçekçi ve önerilerde bulunarak yapılmasının şart olduğunu ifade etti. Soyer, "gerçeklerin çarpıtılmasından, öneride bulunulmamasından ve mantık sınırlarını zorlayan tavırlardan" duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Ertuğruloğlu'na...
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun ticaret açığına atıfta bulunarak "en geri kalmış 3. dünya ülkelerinde dahi görülmemiş boyuta ulaştığı... Böyle bir ekonominin sürdürülebilir olmadığı " şeklinde sarf ettiği sözlerine tepki gösteren Soyer, "Hizmet sektörünün öncü olduğu bir ülkede ihracata dayalı sanayi politikası önermek, vizyona sahip olmamak demektir" dedi.
Soyer, kişi başına milli geliri 22 bin dolar olan Güney Kıbrıs'ın ihracatının ithalatı karşılama oranının % 10 olduğunu; çünkü burasının ada olduğunu ve ada ekonomilerinin özelliği bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Açığı kapatmak temel amacımız ama..."
"1998-2003 yılları arasında hizmet sektörünü öncü gören UBP'nin dominant olduğu hükümette Dışişleri Bakanlığı göre
